Yasak Ne Ayol!
Yaşadığımız dünya kabuğunda birçok haklı özgürlük talebi vardır fakat en anlaşılmaz ve kabul edilemez olan bir insanın tüm eşit koşullara rağmen bir insanı sevme hak ve özgürlüğü bekliyor olmasıdır. Aynı kare içerisinde sırf heteroseksist sömürgede yer almadığından dolayı yaşam haklarına tecavüz edilmekte, aşağılanmakta, dışlanmakta ve öldürülmektedir. Heterokseksist imparatorlukta, ötekileştirilen kişiye göre de ötekileştiren ötekiden başkası değil ve normal diye çizilen çember dışındaki herkes için normal artık normal değildir. Sözün özü; normal ya da öteki yoktur, olağan olan vardır. Cinsel yönelim, heteroseksüellikte olduğu gibi -ve nasıl ki doğarken saç, ten, göz rengi, ses tonu, vücut yapısı, boy kimsenin tercihi doğrultusunda oluşmuyorsa- doğuştan kendini gösterir ve sonradan değişmez. Bu bağlamda eşcinsel olunmaz, doğulur. Homofobi-transfobi ve nefretse, kişi ya da toplumun kendi gibi olmayana karşı tahammülsüzlüğünün ortaya koyduğu, tıbba, bilime ve tanrıya meydan okumaya yeltenen yok edici bir hastalık, cinayettir. Gey, lezbiyen, biseksüel, transseksüel, travesti, ve interseksleri yok saymak gökyüzünü inkâr etmekle eşdeğer bir koma halidir ve bir insanı sırf bir insanı seviyor diye ötekileştirmenin adı her dilde öldürmektir. Dünyayı kurtaracak olan, nefret değil sevgidir.” Dilek Akın , Tabut Mag Lgbt Özel Dosyası

Yaşadığımız dünya kabuğunda birçok haklı özgürlük talebi vardır fakat en anlaşılmaz ve kabul edilemez olan bir insanın tüm eşit koşullara rağmen bir insanı sevme hak ve özgürlüğü bekliyor olmasıdır. Aynı kare içerisinde sırf heteroseksist sömürgede yer almadığından dolayı yaşam haklarına tecavüz edilmekte, aşağılanmakta, dışlanmakta ve öldürülmektedir

Heterokseksist imparatorlukta, ötekileştirilen kişiye göre de ötekileştiren ötekiden başkası değil ve normal diye çizilen çember dışındaki herkes için normal artık normal değildir. Sözün özü; normal ya da öteki yoktur, olağan olan vardır. Cinsel yönelim, heteroseksüellikte olduğu gibi -ve nasıl ki doğarken saç, ten, göz rengi, ses tonu, vücut yapısı, boy kimsenin tercihi doğrultusunda oluşmuyorsa- doğuştan kendini gösterir ve sonradan değişmez. Bu bağlamda eşcinsel olunmaz, doğulur. Homofobi-transfobi ve nefretse, kişi ya da toplumun kendi gibi olmayana karşı tahammülsüzlüğünün ortaya koyduğu, tıbba, bilime ve tanrıya meydan okumaya yeltenen yok edici bir hastalık, cinayettir. 

Gey, lezbiyen, biseksüel, transseksüel, travesti, ve interseksleri yok saymak gökyüzünü inkâr etmekle eşdeğer bir koma halidir ve bir insanı sırf bir insanı seviyor diye ötekileştirmenin adı her dilde öldürmektir. 

Dünyayı kurtaracak olan, nefret değil sevgidir.” 

Dilek Akın , Tabut Mag Lgbt Özel Dosyası

geçn yıl 17 yaşımdaykn bir kızla birkç kez ilişki yaşadm. hiç cinsel zevk almadm. ama iki kadınn yakınlaşmsı, öpüşmsi beni çk heycanlandırıyr . lezbiyen pornolarındn nefret ediyorm fakt lezbiyn filmleri çok hoşuma gidiyor. çünkü orada duygu var, aşk vr. öncedn kadn vücudu hiç ilgmi çekmzdi ama benim bu eşcinsellk takıntm sayesnde artık alışmaya, güzel kadınlra dönp bir daha bakmaya başladm. heteroseksüel olduğumu düşünüyorm ama lezbiyn olmayı çok isterdm. belki biseksüelimdr. kafam çok karışık:(
Anonim

İsteyip de olunamayacak bir şey daha: ihtiyacın olan sadece biraz aşk bence. :)

Anne ben anayasaya aykırı mıyım? 
https://www.facebook.com/photo.php?fbid=394688677333288


Anne ben anayasaya aykırı mıyım? 

https://www.facebook.com/photo.php?fbid=394688677333288

Getto ne ayol? https://www.facebook.com/photo.php?fbid=393839407418215
merhaba bizim okulda bi kız var acıldım falan yeni bi ilişkiden çıktım arkdaş kalalım dedi tamam dedim arkdas olarak yaklastım takmadı bende söyledim işte içimdeki herseyi hiç ilişkim olmadı falan dedim cevap vermedi ama bana bakıyodu falan. aramızda kalsın dediğim halde arkdasınada söylemiş beni şimdide arkdaşda kalamıycaksın sen hiç konşmayalım dedi anlayamıyorum ben bu kızı ne yapmalıyım :S bu arada üni. ögrencisiyim ve teşekkür ederim şimdiden :)
Anonim

Hızlı adımlarla uzaklaş derim. :) Soruyu sorduğundan bu yana bunu yapmış olmalısın. 

meraba,ana karakterin eşcinsel olduğu bir roman yazıcam. Fakat tamda bu konular hakkında bilgim yok, bir kaç kitap okudum ama hala bilgisizim sanırım. sorum acaba eşcinsel bir erkek bir zamandan sonra sadece karşı cinsten hoşlanabilir mi?

Eşcinsel bir erkek heteroseksüel bir erkek olabilir mi? Soru bu mu? 

ben neden kendimden nefret ediyorumm
Anonim

Neden? 

Eşcinsel Evlilik, Eşitlik Meselesi

FRANSA’DA EŞCİNSELL EVLİLİK YASASINI HAZIRLAYAN BENBASSA ANLATTI

"Eşcinsel Evlilik, Eşitlik Meselesi"

Esther Benbassa’ya göre, eşcinsel evlilik yasası, esasen bir “eşitlik” meselesi: Bu yasayla beraber eşcinsellerin en fazla yüzde 5’i evlenir. Ama bu bir eşitlik kanunudur. Mesele, eşit haklara sahip olunması.” 

CHP İstanbul Milletvekili Binnaz Toprak’ın öncülüğünde hazırlanan LGBT’lerin sorunlarına ilişkin araştırma önergesi bugün Meclis’te reddedildi.

TBMM Genel Kurul’da yapılan görüşme neticesinde, LGBT’lerin sorunlarının tespiti için Meclis Araştırması açılması istendi ancak yapılan oylamada önergenin reddine karar verildi.

AKP İstanbul Milletvekili Türkan Dağoğlu, “Kadının kadınla, erkeğin erkekle evlenmesi hak değil, toplumsal bozulmadır. Batı’da bile kamuoyu buna hazır değildir” dedi.

Peki öyle mi?

Ankara’da görüştüğümüz Fransa Parlamentosu’nda Yeşiller Grubu Senatörü Esther Benbassa, Yahudi bir ailenin kızı olarak dünyaya geldiği İstanbul’da, yaşıtı hemcinsleriyle aynı kaderi paylaşmak istemeyince İsrail’e göç etmiş bir kadın.

St. Pulcherie Fransız Lisesi’nde, feminist düşünür Simone de Beauvoir’ın “İkinci Cins” kitabını okurken ‘yakalandığı’ için az kalsın okuldan atıldığını şimdi gülerek anlatıyor. Fransa’da eşcinsel evlilikler için kanun tasarısını kaleme alarak, bu tasarının yasal statü kazanmasına öncülük eden Benbassa, yankıları hala devam eden yasa öncesi parlamentoda yapılan tartışmalar epey zorlu geçtiğini vurguluyor.

Öyle ki, partisinden “Konuşmayın” uyarısı bile almış: “Fransa, muhafazakar bir memleket. Haliyle tepkiler çoktu. Hala da öyle. Parlamentoda 70 yaşında bir senatörün, neredeyse ağlamaklı bir sesle kürsüden, ‘Çocuklar anne, baba diyemeyecek’ dediğini hatırlıyorum. Sağ cenahtan 200 kişi söz alıp konuştu. Yeşiller, tartışmaların alevlenmemesi için susmamızı salık verdi.”

Tasarının yasallaşma sürecinde, Fransız senatörlerin tepkilerini din üzerinden dile getirmesi, Benbassa’yı şaşırtmış. Esther Benbassa’ya göre, Fransa’daki İslam düşmanlığı güdenler ile eşcinsel evliliklere karşı çıkanların kaygıları benzer:

"Fransa, ‘sözde’ laik bir devlet. İslam söz konusu olduğu zaman hemen laiklikten söz açarlar. Halbuki, eşcinsel evlilikler tartışıldığında, parlamentodakilerin çoğu Katolik önermelerde bulunuyor. Nasıl İslamofobikler, Müslümanların ‘yerlerine geçeceğinden’ korkuyorsa; eşcinsel evliliklere karşı çıkanlar da, toplumsal düzenin sarsılacağından korkuyor."

Benbassa, Fransa’daki eşcinsel evlilik yasasının “geç kalınmış” bir yasa olduğu görüşünde. Geçen yasaya karşın eşcinsel evliliklerin yüksek olmayacağı kanaatinde. Ancak zaten konu da bu değil. Yani isteyen evlenir ya da evlenmez. Çünkü yasanın geçmesi esasen bir “eşitlik” meselesi: “Fransız Adalet Bakanı, eski arkadaşım. Kendisine yasa için geç kalındığını çok defa söyledim. Bu yasayla beraber eşcinsellerin en fazla yüzde 5’i evlenir. Ama bu bir eşitlik kanunudur. Mesele, eşit haklara sahip olunması. Fransa gibi muhafazakar bir ülkede bu yasa geçtiyse, her yerde geçer.”

Yasaya tepkiler çığ gibi büyürken, Benbassa da bu tepkilerden nasibini almış. Arabası yakılmış, sosyal medyadan ırkçı tehditlere maruz kalmış:

"Tepkiler sırasında Yahudiliğim üzerinden tehdit ve hakaretlere maruz kaldım. Fransa’ya ilk yerleştiğim zaman ben de göçmen hayatı yaşadım. Bu yüzden göçmenlerin yaşadığı sıkıntıları biliyorum. Çingeneler, Araplar, eşcinseller… Ötekileştirilenlerin haklarını savunuyorum. Bazen arkadaşlarım, ‘Bırak artık bu işleri’ diye espri yapıyor. Ama ben solcuyum ve benim için önemli olan insan hakları." (BK/NV)